Barkod: 9786258593433
Sayfa Sayısı: 96
Ebat: 13.5x19.5 cm
Yayın Tarihi: Haziran 2026
Kategori: Türk Edebiyatı Roman
Orijinal Dili: Türkçe
Sevgi, hatırladıkça büyür; unutuldukça değil…
Köpük, Pendik’te bir çiftlikte doğduğunda adı Maks’tı. Yeni ailesine katıldığında ise adı değişti, ama asıl değişen hayatı oldu. Kendisine uzanan o ele tutunduğu an, yıllar sürecek bir bağın başlangıcıydı. Bir ev, bir aile, mevsimlerle birlikte değişen bir yaşam… Gelenler, gidenler, kaybolanlar… Hepsi onun hafızasında iz bıraktı.
Zaman ilerledikçe bedeni yoruldu, hareketleri yavaşladı. Ama hatıraları canlı kaldı. Çünkü sevgi, unutulmaz; sadece derinleşir.Köpük’ün anlatımıyla sadakat, bağlılık ve kayıp yeniden anlam kazanıyor. Gündelik hayatın küçük anları, sıradan görünen alışkanlıklar ve tekrarlar, aslında bir ömrün en değerli parçalarına dönüşüyor. Onun bakışı, insanlara ve dünyaya dair sade ama çarpıcı gerçekleri gözler önüne seriyor.
Liz Behmoaras, bu romanında bir hayvanın gözünden insan olmanın ne demek olduğunu sorgularken aslında hepimize ait bir hikâye anlatıyor.
Köpük; sevmenin, alışmanın ve vedanın kaçınılmazlığı üzerine, yalın ama derinlikli bir anlatı.
Sevgi, hatırladıkça büyür; unutuldukça değil…
Köpük, Pendik’te bir çiftlikte doğduğunda adı Maks’tı. Yeni ailesine katıldığında ise adı değişti, ama asıl değişen hayatı oldu. Kendisine uzanan o ele tutunduğu an, yıllar sürecek bir bağın başlangıcıydı. Bir ev, bir aile, mevsimlerle birlikte değişen bir yaşam… Gelenler, gidenler, kaybolanlar… Hepsi onun hafızasında iz bıraktı.
Zaman ilerledikçe bedeni yoruldu, hareketleri yavaşladı. Ama hatıraları canlı kaldı. Çünkü sevgi, unutulmaz; sadece derinleşir.Köpük’ün anlatımıyla sadakat, bağlılık ve kayıp yeniden anlam kazanıyor. Gündelik hayatın küçük anları, sıradan görünen alışkanlıklar ve tekrarlar, aslında bir ömrün en değerli parçalarına dönüşüyor. Onun bakışı, insanlara ve dünyaya dair sade ama çarpıcı gerçekleri gözler önüne seriyor.
Liz Behmoaras, bu romanında bir hayvanın gözünden insan olmanın ne demek olduğunu sorgularken aslında hepimize ait bir hikâye anlatıyor.
Köpük; sevmenin, alışmanın ve vedanın kaçınılmazlığı üzerine, yalın ama derinlikli bir anlatı.