Barkod: 9786258593754
Sayfa Sayısı: 232
Ebat: 13.5x19.5 cm
Yayın Tarihi: Eylül 2026
Kategori: Deneme
Orijinal Dili: Türkçe
Elli yıldır “ışıklar kenti”nde yaşayan, orada kök salan ama anadili Türkçeye bağlı kalmış bir yazarın yarım yüzyıllık Paris serüveni... Nedim Gürsel, bu kitabında okuru sadece kendi adımlarıyla değil, Aragon’un, Baudelaire’in, Yahya Kemal’in ve Nâzım’ın hayaletleriyle Seine kıyısında lirik bir gece yürüyüşüne davet ediyor.
Paris Buluşmaları bir kentin rıhtımlarında biriken melankolinin, geçmişe duyulan özlemin ve yazılan her sözcükle ölüme meydan okuyan bir ömrün içten muhasebesi. Paris hem kollarına alıp sarıp sarmalayan çekici bir sevgili hem de insanı kendi yalnızlığıyla baş başa bırakan dipsiz, karanlık bir uçurum. Ve yazar her şeye rağmen limandan demir almadan önce, bizi bu ebedi gençlik şenliğinde son kez buluşmaya çağırıyor.
“Gezginin önünde açılmış bir kitaptır Paris, her sayfasında saklı bir güzellik, ilginç çağrışımlar, anılar taşıyan.”
“Gerçek sevgilimin Paris olduğunun çok sonra farkına varacaktım; nice uykusuzluklardan, Seine Nehri’nin kıyısında dolaşmalardan, yazacağım kitaplardan sonra.”
Elli yıldır “ışıklar kenti”nde yaşayan, orada kök salan ama anadili Türkçeye bağlı kalmış bir yazarın yarım yüzyıllık Paris serüveni... Nedim Gürsel, bu kitabında okuru sadece kendi adımlarıyla değil, Aragon’un, Baudelaire’in, Yahya Kemal’in ve Nâzım’ın hayaletleriyle Seine kıyısında lirik bir gece yürüyüşüne davet ediyor.
Paris Buluşmaları bir kentin rıhtımlarında biriken melankolinin, geçmişe duyulan özlemin ve yazılan her sözcükle ölüme meydan okuyan bir ömrün içten muhasebesi. Paris hem kollarına alıp sarıp sarmalayan çekici bir sevgili hem de insanı kendi yalnızlığıyla baş başa bırakan dipsiz, karanlık bir uçurum. Ve yazar her şeye rağmen limandan demir almadan önce, bizi bu ebedi gençlik şenliğinde son kez buluşmaya çağırıyor.
“Gezginin önünde açılmış bir kitaptır Paris, her sayfasında saklı bir güzellik, ilginç çağrışımlar, anılar taşıyan.”
“Gerçek sevgilimin Paris olduğunun çok sonra farkına varacaktım; nice uykusuzluklardan, Seine Nehri’nin kıyısında dolaşmalardan, yazacağım kitaplardan sonra.”