Öteki ya da değil ne fark eder
Paylaşım:
Öteki ya da değil ne fark eder

Kitap Künyesi:

Barkod: 9786050910278

Sayfa Sayısı: 180

Ebat: 14 x 23 cm

Yayın Tarihi: Eylül 2012

Kategori: Anı Biyografi

Ön Okuma

Kitap Hakkında:

İzzet Keribar’ın objektifinden, o yıllar… Yaşam öyküsü kitap haline getirilen ünlü fotoğraf sanatçısı Keribar, İstanbul’da Musevi olmayı ve dönemin toplumsal olaylarını anlatıyor Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçımız İzzet Keribar’ın yaşam öyküsü gazeteci Rahime Sezgin tarafından kaleme alındı. “Öteki ya da Değil, Ne Fark Eder!”, Keribar’ın önemli bir döneme tanıklık eden yaşamını samimi bir üslup ve bakış açısıyla anlatıyor. Keribar’ın yaşamından değişik kesitler sunan çalışma, sanatçının kendi anlatımlarına, çektiği 80 kadar fotoğrafa da yer veriyor. Musevi asıllı İzzet Keribar, aile büyüklerini, çocukluğunu, gençliğini, askerlik sürecini, aşklarını, evliliğini ve fotoğraf tutkusunu açık sözlülükle dile getirirken, doğal olarak Türkiye’nin kültür, sanat, siyaset ve ekonomi alanında geçirdiği değişimler, portreler ve ilginç anılar da geniş bir yer buluyor kitapta. Bir bakıma kendisiyle yüzleşen ve bizi de kendimizle, “öteki”yle ve Türkiye’yle yüzleştiren Keribar, 1940’lı yıllardan itibaren İstanbul’u, Büyükada’yı, İstanbul’da “öteki” olmayı, bu nedenle yaşadığı acı tatlı olayları ve sanat çalışmalarını paylaşıyor okurlarla. Keribar’ın fotoğraf makinesi ya da hayatının kamerası, Varlık Vergisinden 6-7 Eylül olaylarına, “Vatandaş Türkçe Konuş” kampanyasından Kore Savaşı’na kadar, döneme ilişkin bir dizi önemli toplumsal olayı da aktarıyor. Kitaptan “"Galiba birinci sınıftaydım en sevdiğim arkadaşlarımdan teyzemin oğlu Neddy (Ned) Varlık Vergisi'nden sonra ailesiyle birlikte Filistin'e gitti. Oradan vize beklediler ve yaşamak için Amerika’ya göç ettiler. O gittiğinde inanılmaz bir boşluk hissettim, çok üzüldüm. Neddy'nin gidişi benim için birçok şeyi değiştirmişti. İçimde büyük bir boşluk ve üzüntü oluştu, diğer kuzenlerimle eskisi gibi eğlenemez oldum Neddy'nin, çalıştığı zaman ozon kokusunu hâlâ hatırladığım bir elektrikli treni vardı. O gittiğinde o tren bana kaldı. O trenin benim olmasına çok sevindim çünkü Neddy'nin oyuncakları her zaman benimkinden daha güzeldi ya da bana öyle geliyordu. Belki de Victor Benhaim'in hali vakti yerinde olduğu için ona güzel oyuncaklar alınırdı. Bir iki oyuncağı daha ve unutamadığım bir denizci kıyafeti de bana kaldı. Ama tren çok eğlendiğim bir oyuncak olduğu için aklımdakalan oydu."

Kitap Hakkında:

İzzet Keribar’ın objektifinden, o yıllar… Yaşam öyküsü kitap haline getirilen ünlü fotoğraf sanatçısı Keribar, İstanbul’da Musevi olmayı ve dönemin toplumsal olaylarını anlatıyor Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçımız İzzet Keribar’ın yaşam öyküsü gazeteci Rahime Sezgin tarafından kaleme alındı. “Öteki ya da Değil, Ne Fark Eder!”, Keribar’ın önemli bir döneme tanıklık eden yaşamını samimi bir üslup ve bakış açısıyla anlatıyor. Keribar’ın yaşamından değişik kesitler sunan çalışma, sanatçının kendi anlatımlarına, çektiği 80 kadar fotoğrafa da yer veriyor. Musevi asıllı İzzet Keribar, aile büyüklerini, çocukluğunu, gençliğini, askerlik sürecini, aşklarını, evliliğini ve fotoğraf tutkusunu açık sözlülükle dile getirirken, doğal olarak Türkiye’nin kültür, sanat, siyaset ve ekonomi alanında geçirdiği değişimler, portreler ve ilginç anılar da geniş bir yer buluyor kitapta. Bir bakıma kendisiyle yüzleşen ve bizi de kendimizle, “öteki”yle ve Türkiye’yle yüzleştiren Keribar, 1940’lı yıllardan itibaren İstanbul’u, Büyükada’yı, İstanbul’da “öteki” olmayı, bu nedenle yaşadığı acı tatlı olayları ve sanat çalışmalarını paylaşıyor okurlarla. Keribar’ın fotoğraf makinesi ya da hayatının kamerası, Varlık Vergisinden 6-7 Eylül olaylarına, “Vatandaş Türkçe Konuş” kampanyasından Kore Savaşı’na kadar, döneme ilişkin bir dizi önemli toplumsal olayı da aktarıyor. Kitaptan “"Galiba birinci sınıftaydım en sevdiğim arkadaşlarımdan teyzemin oğlu Neddy (Ned) Varlık Vergisi'nden sonra ailesiyle birlikte Filistin'e gitti. Oradan vize beklediler ve yaşamak için Amerika’ya göç ettiler. O gittiğinde inanılmaz bir boşluk hissettim, çok üzüldüm. Neddy'nin gidişi benim için birçok şeyi değiştirmişti. İçimde büyük bir boşluk ve üzüntü oluştu, diğer kuzenlerimle eskisi gibi eğlenemez oldum Neddy'nin, çalıştığı zaman ozon kokusunu hâlâ hatırladığım bir elektrikli treni vardı. O gittiğinde o tren bana kaldı. O trenin benim olmasına çok sevindim çünkü Neddy'nin oyuncakları her zaman benimkinden daha güzeldi ya da bana öyle geliyordu. Belki de Victor Benhaim'in hali vakti yerinde olduğu için ona güzel oyuncaklar alınırdı. Bir iki oyuncağı daha ve unutamadığım bir denizci kıyafeti de bana kaldı. Ama tren çok eğlendiğim bir oyuncak olduğu için aklımdakalan oydu."

Yazar Hakkında:

Rahime Sezgin, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'ni bitirdi. 2003 yılında gazetecilik mesleğine başladı ve ekonomi alanında çalışmalar yapti. 2004 yılında Uluslararası Basın Enstitüsü tarafından organize edilen seminere katıldı ve haber yarışmasında ikincilik ödülü kazandı. Yazarın Sayfası Yazarın Sayfası
  • Doğan Holding
  • Doğan Kitap
Doğan Egmont Copyright © 2019 | Tasarım ve Uygulama: Carbon Interaktif