Aşk Artık Burada Oturmuyor
Paylaşım:
Aşk Artık Burada Oturmuyor

Kitap Künyesi:

Barkod: 9786050912791

Sayfa Sayısı: 144

Ebat: 13.5 x 19.5 cm

Yayın Tarihi: Şubat 2013

Kategori: Romanlar

Kitap Hakkında:

Hanımlara müjde: Kaçan sevgiliniz itinayla geri getirilir! Sevgilisi tarafından terk edilmiş olan kadın, falcılara, medyumlara taşınmaya, parmak kadar küçülmüş sevgilisini koynunda gezdirdiği gündüz düşleri görmeye başlar. Geçmiş ile şimdinin birbirine dolandığı bu gezilerde kendi gençliği, o zamanki sevgilisi ve (yazarın gözde figürü) Marilyn Monroe da onlara eşlik etmektedir. Kahramanımız bir süre sonra hücre mühendisi Nizami Öney ile tanışır. Bir tel saçından kaçak sevgiliyi yeniden üretmeyi başaran Nizami Bey’le birlikte, kayıp sevgilileri yeniden üreterek, aşk acısı çeken kadınların derdine deva oldukları “Mutluluk Kliniği”ni kurarlar. Kliniğin hizmet koşulları, beğenilmeyen erkeğin iadesini de kapsamaktadır. Arada, yaşlı bir annenin “uzun yıllar önce kaçarken dağlarda pu¬suya düşürülüp güvenlik güçleri tarafından vurulmuş bir devrimci” olan oğlunun bir tutam saçını getirmesi gibi sarsıcı olaylar da yaşanacaktır… Aşk Artık Burada Oturmuyor, her zamanki gibi Nazlı Eray’ın düşgücünü yansıtan ama farklı bir çizgiye taşıyan bir roman. Onu yitirilen aşka ağıt olarak da yorumlamak mümkün. İtalyan yönetmen Angelo Savelli, kitabın “Rüya Sokağı” bölümünü yazarın kült öykülerinden “Monte Kristo” ile birlikte L’ultimo Harem (Son Harem) adıyla oyunlaştırdı. 2005’ten beri İtalya ve Türkiye’de sahnelenen oyun, Floransa’da hâlâ kapalı gişe oynuyor. Kitaptan: Bugün iki işim var. İkisi de önemli. Saat 9.30’da, arkadaşım Leyla Hanım’la, adresini zorlukla bulduğumuz bir hocaya gideceğiz. Hoca Ufuktepe’de, Keçi¬ören’in dışında bir yerde oturuyormuş. Öğleden sonra ise ünlü bir medyumun evine çaya davet¬liyim. Benim için binbir güçlükle bir randevu alındı bu med¬yum hanımdan... Leyla Hanım’ın evinin kapısında, bindiğim taksiden indim. Heyecanla çıktım merdivenleri. Aslında şu an içim da¬ralıyor, hiç de iyi değilim. Ah sevdiğim, şu an yanımda olsan, sarılsan bana, birlikte çıksak şu merdivenleri... Senin sabah yüzünü öpsem. Bağışla beni. Hoca ve medyum için bağışla. Çocuğunu yitirmiş bir ana gibi, her çareye başvuruyorum. Anlayamadığımı çözmek, birazcık aydınlanmak için her yola koşuyorum. Belki de aklımı yitirmemek için yapıyorum bunları. Bir yenigerçekçi İtalyan filminin yarı karanlık içeriği gibi her şey...

Kitap Hakkında:

Hanımlara müjde: Kaçan sevgiliniz itinayla geri getirilir! Sevgilisi tarafından terk edilmiş olan kadın, falcılara, medyumlara taşınmaya, parmak kadar küçülmüş sevgilisini koynunda gezdirdiği gündüz düşleri görmeye başlar. Geçmiş ile şimdinin birbirine dolandığı bu gezilerde kendi gençliği, o zamanki sevgilisi ve (yazarın gözde figürü) Marilyn Monroe da onlara eşlik etmektedir. Kahramanımız bir süre sonra hücre mühendisi Nizami Öney ile tanışır. Bir tel saçından kaçak sevgiliyi yeniden üretmeyi başaran Nizami Bey’le birlikte, kayıp sevgilileri yeniden üreterek, aşk acısı çeken kadınların derdine deva oldukları “Mutluluk Kliniği”ni kurarlar. Kliniğin hizmet koşulları, beğenilmeyen erkeğin iadesini de kapsamaktadır. Arada, yaşlı bir annenin “uzun yıllar önce kaçarken dağlarda pu¬suya düşürülüp güvenlik güçleri tarafından vurulmuş bir devrimci” olan oğlunun bir tutam saçını getirmesi gibi sarsıcı olaylar da yaşanacaktır… Aşk Artık Burada Oturmuyor, her zamanki gibi Nazlı Eray’ın düşgücünü yansıtan ama farklı bir çizgiye taşıyan bir roman. Onu yitirilen aşka ağıt olarak da yorumlamak mümkün. İtalyan yönetmen Angelo Savelli, kitabın “Rüya Sokağı” bölümünü yazarın kült öykülerinden “Monte Kristo” ile birlikte L’ultimo Harem (Son Harem) adıyla oyunlaştırdı. 2005’ten beri İtalya ve Türkiye’de sahnelenen oyun, Floransa’da hâlâ kapalı gişe oynuyor. Kitaptan: Bugün iki işim var. İkisi de önemli. Saat 9.30’da, arkadaşım Leyla Hanım’la, adresini zorlukla bulduğumuz bir hocaya gideceğiz. Hoca Ufuktepe’de, Keçi¬ören’in dışında bir yerde oturuyormuş. Öğleden sonra ise ünlü bir medyumun evine çaya davet¬liyim. Benim için binbir güçlükle bir randevu alındı bu med¬yum hanımdan... Leyla Hanım’ın evinin kapısında, bindiğim taksiden indim. Heyecanla çıktım merdivenleri. Aslında şu an içim da¬ralıyor, hiç de iyi değilim. Ah sevdiğim, şu an yanımda olsan, sarılsan bana, birlikte çıksak şu merdivenleri... Senin sabah yüzünü öpsem. Bağışla beni. Hoca ve medyum için bağışla. Çocuğunu yitirmiş bir ana gibi, her çareye başvuruyorum. Anlayamadığımı çözmek, birazcık aydınlanmak için her yola koşuyorum. Belki de aklımı yitirmemek için yapıyorum bunları. Bir yenigerçekçi İtalyan filminin yarı karanlık içeriği gibi her şey...

Yazar Hakkında:

Nazlı Eray, Ankara’da doğdu. İngiliz Kız Ortaokulu, Arnavutköy Amerikan Kız Koleji ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okuduktan sonra Turizm ve Tanıtma Bakanlığı’nda tercüman olarak çalıştı. Çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Edebiyatçılar Derneği’nin kurucuları arasında yer alan Eray, Türkiye Yazarlar Sendikası ile Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) üyesi, 1977 ve 1978 yıllarında Yaratıcı Yazın dersleri verdiği ABD Iowa Üniversitesi’nin Onursal Üyesidir. Yazmaya 1959’da henüz ortaokuldayken kaleme aldığı öyküsü “Mösyö Hristo” ile başlayan Eray’ın ilk öykü kitabı Ah Bayım Ah 1975’te çıktı. “Laz Bakkal” başta olmak üzere pek çok öyküsü kültleşti. “Karanfil Gece Kursu” öyküsüyle 1988 Haldun Taner Öykü Ödülü’nü, Aşkı Giyinen Adam romanıyla 2002 Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazandı. Türk Kütüphaneciler Derneği En İyi Romancı Ödülü (2009), Başkent Rotary Kulübü’nün Meslek Ödülü (2010) ve Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği’nin ilk Mavi Anka Ödülü’ne (2014) layık görüldü. Nazlı Eray’ın öykü, roman ve oyunları pek çok dile çevrildi. Erostratus (1977) adlı oyunu, Sartre, Montaigne, Camus, Unamuno, Pessoa ve Bauer’in Erostratos yorumlarıyla birlikte Blood and Ink’te (“Kan ve Mürekkep”) yer aldı. Öykülerinden kısa film ve televizyon dizileri yapıldı. “Monte Kristo” ve “Rüya Sokağı” öyküleri 2005’te İtalyan yönetmen Angelo Savelli tarafından L’ultimo Harem (Son Harem) adıyla oyunlaştırıldı, İtalya ve Türkiye’de sahnelendi. Nazlı Eray, anılarını Tozlu Altın Kafes (DK, Ocak 2011) ve Bir Rüya Gibi Hatırlıyorum Seni (DK, Mayıs 2013) adlarıyla kitaplaştırdı. Yazarın Sayfası Yazarın Sayfası

Doğan Kitap Tarafından Yayımlanan Diğer Eserleri:

  • Doğan Holding
  • Doğan Kitap
Doğan Egmont Copyright © 2019 | Tasarım ve Uygulama: Carbon Interaktif