Kalbur Saman İçinde
Paylaşım:
Kalbur Saman İçinde Olaylar, Anılar, Portreler

Kitap Künyesi:

Barkod: 9786050911619

Sayfa Sayısı: 228

Ebat: 14 x 23 cm

Yayın Tarihi: Kasım 2012

Kategori: Anı Biyografi

Kitap Hakkında:

Orhan Birgit’in kaleminden yakın geçmişin ve bugünün Türkiye’si Türkiye basın ve politika tarihinin duayenlerinden Orhan Birgit, anılarının ilk cildi “Evvel Zaman İçinde”yi, 1965 genel seçimlerini anlatarak noktalamıştı. Elimizdeki ikinci cilt, 1965 seçimleri sonrasında Türkiye’nin politik ve toplumsal yaşamından, özel olarak da CHP’deki gelişmelerden kesitler aktararak, günümüze kadar geliyor. “Çocukluğum ve gençlik yıllarım, Cumhuriyetin kuruluşu ile demokratik parlamenter yaşama adım atışımızın önemli bir bölümünü kapsıyor. O bölümün içinde önemli görevler üstlendim. 68 kuşağının ülkemizdeki liderleri ile karşılaştım. Silahlı Kuvvetlerin bir dönem içine girdiği politik yaşamda üstlendiği eylemlere tanık oldum. Seçilmiş bir milletvekili olarak, yasama dönemim sona ermediği halde darbeci buyruğu ile Parlamenterlik hayatım sona erdirildi. Bugünün ve geleceğin Türkiye’sin de aynı yol haritasını izleyeceklerin bilmelerini istediğim bu anıların “Evvel Zaman İçinde adlı kitabımda anlatılanları doğumumdan TBMM üyesi seçildiğim yıllara kadar geçen dönemin öyküsünü içeriyor Parlamenterliğim12 Eylül 1980 Darbesi ile zorunlu olarak noktalandı Sade vatandaş olarak tanık olduğum daha sonraki yılların gözlemlerini Kalburdaki Samanlar adı ile topladım” diyen Birgit, 12 Mart ve 12 Eylül gibi önemli tarihi dönemeçleri, Irak’ın işgali gibi dünya çapındaki gelişmeleri, sürecin bizzat içindeki bir tanık olarak aktarıyor, politika ve basın dünyamızın önemli isimlerine ilişkin anılarını dile getiriyor. Birgit’in anıları Ergenekon ve Balyoz davalarına ilişkin bir değerlendirme ve gözlemlerle noktalanıyor. Kitaptan: Kâh Silivri de, kâh Kadın Ceza ve Tutukevinin bulunduğu Edirnekapı da bazen de 92 meslektaşımın tutulduğu başka kentlerde, kendilerine bir merhaba diyebilmek için yollara düşüyorum. Olabildiğince duruşmalarında izleyici bir yurttaşları sıfatıyla yer alarak yalnızlık duygularını gidermeye çalışıyorum. Mazgalları demir parmaklıklarla kaplı beton yığınları arasında kendilerini tutuklu değil Devletin Tutsağı olarak gören bu meslektaşlar ne zaman özgürlüğe kavuşacaklarını bilemiyorlar. Siz bu anı kitabını okuma zahmetine katılan okurlarım. Her sabah kapınıza bırakılan günlük gazetelerde yada internet sayfalarında kimini muhabir,kimini köşe yazarı olarak izlediğiniz bu meslektaşlarımın görüşlerine katılmayabilirsiniz. Tıpkı benim KCK tutuklusu gazeteciler için Diyarbakıra gidip temsilcileri ile görüştüğüm gençmeslektaşlarım gibi. Yada Edirnekapıda üç ay önce açık görüş yaptığım hala çocuksu duygularını geride bırakamamış Zeynep Kuray gibi. Zeynep “Nasılsın?” soruma “İyim ben Dışardaki arkadaşlarım bizim için ne diyor?”diye başka bir soru ile yanıt vermişti. İstemeyerek hayatın katı gerçeğini ona anlatmaya çalışmıştım. “Zeynep” demiştim “Dışarıda yaşam bıraktığın gibi sürüyor.” “Dışardaki arkadaşlar” Zeynebi, Mustafa Balbayı, Tuncay Özkanı ve öteki Mustafala’rın, Tuncay’ların duruşmalarını izlemek için sürekli Silivri yollarına düşseler . Mahkeme Salonu, yargılama başlayamayacak kadar izdiham içinde olsa.. Şu “Gizli Tanık” maskaralığına, sözde kanıt olarak her oturumda yenisi eklenen “belgeler”e ,özetle bu davaları rus çocuklarının Matruşka Bebekler oyunu gibi içinden çıkılmaz hale getirmek için seferber olmuş olan Terörle Mücadele ekiplerine, tuttukları yolun çıkmaz olduğu anlatılabilse.. Dahası , adaletin ne devletin hele ne de şu yada bu cemaatin güdümünde olmadığına inanılsa. Ah bir inanılabilse?

Kitap Hakkında:

Orhan Birgit’in kaleminden yakın geçmişin ve bugünün Türkiye’si Türkiye basın ve politika tarihinin duayenlerinden Orhan Birgit, anılarının ilk cildi “Evvel Zaman İçinde”yi, 1965 genel seçimlerini anlatarak noktalamıştı. Elimizdeki ikinci cilt, 1965 seçimleri sonrasında Türkiye’nin politik ve toplumsal yaşamından, özel olarak da CHP’deki gelişmelerden kesitler aktararak, günümüze kadar geliyor. “Çocukluğum ve gençlik yıllarım, Cumhuriyetin kuruluşu ile demokratik parlamenter yaşama adım atışımızın önemli bir bölümünü kapsıyor. O bölümün içinde önemli görevler üstlendim. 68 kuşağının ülkemizdeki liderleri ile karşılaştım. Silahlı Kuvvetlerin bir dönem içine girdiği politik yaşamda üstlendiği eylemlere tanık oldum. Seçilmiş bir milletvekili olarak, yasama dönemim sona ermediği halde darbeci buyruğu ile Parlamenterlik hayatım sona erdirildi. Bugünün ve geleceğin Türkiye’sin de aynı yol haritasını izleyeceklerin bilmelerini istediğim bu anıların “Evvel Zaman İçinde adlı kitabımda anlatılanları doğumumdan TBMM üyesi seçildiğim yıllara kadar geçen dönemin öyküsünü içeriyor Parlamenterliğim12 Eylül 1980 Darbesi ile zorunlu olarak noktalandı Sade vatandaş olarak tanık olduğum daha sonraki yılların gözlemlerini Kalburdaki Samanlar adı ile topladım” diyen Birgit, 12 Mart ve 12 Eylül gibi önemli tarihi dönemeçleri, Irak’ın işgali gibi dünya çapındaki gelişmeleri, sürecin bizzat içindeki bir tanık olarak aktarıyor, politika ve basın dünyamızın önemli isimlerine ilişkin anılarını dile getiriyor. Birgit’in anıları Ergenekon ve Balyoz davalarına ilişkin bir değerlendirme ve gözlemlerle noktalanıyor. Kitaptan: Kâh Silivri de, kâh Kadın Ceza ve Tutukevinin bulunduğu Edirnekapı da bazen de 92 meslektaşımın tutulduğu başka kentlerde, kendilerine bir merhaba diyebilmek için yollara düşüyorum. Olabildiğince duruşmalarında izleyici bir yurttaşları sıfatıyla yer alarak yalnızlık duygularını gidermeye çalışıyorum. Mazgalları demir parmaklıklarla kaplı beton yığınları arasında kendilerini tutuklu değil Devletin Tutsağı olarak gören bu meslektaşlar ne zaman özgürlüğe kavuşacaklarını bilemiyorlar. Siz bu anı kitabını okuma zahmetine katılan okurlarım. Her sabah kapınıza bırakılan günlük gazetelerde yada internet sayfalarında kimini muhabir,kimini köşe yazarı olarak izlediğiniz bu meslektaşlarımın görüşlerine katılmayabilirsiniz. Tıpkı benim KCK tutuklusu gazeteciler için Diyarbakıra gidip temsilcileri ile görüştüğüm gençmeslektaşlarım gibi. Yada Edirnekapıda üç ay önce açık görüş yaptığım hala çocuksu duygularını geride bırakamamış Zeynep Kuray gibi. Zeynep “Nasılsın?” soruma “İyim ben Dışardaki arkadaşlarım bizim için ne diyor?”diye başka bir soru ile yanıt vermişti. İstemeyerek hayatın katı gerçeğini ona anlatmaya çalışmıştım. “Zeynep” demiştim “Dışarıda yaşam bıraktığın gibi sürüyor.” “Dışardaki arkadaşlar” Zeynebi, Mustafa Balbayı, Tuncay Özkanı ve öteki Mustafala’rın, Tuncay’ların duruşmalarını izlemek için sürekli Silivri yollarına düşseler . Mahkeme Salonu, yargılama başlayamayacak kadar izdiham içinde olsa.. Şu “Gizli Tanık” maskaralığına, sözde kanıt olarak her oturumda yenisi eklenen “belgeler”e ,özetle bu davaları rus çocuklarının Matruşka Bebekler oyunu gibi içinden çıkılmaz hale getirmek için seferber olmuş olan Terörle Mücadele ekiplerine, tuttukları yolun çıkmaz olduğu anlatılabilse.. Dahası , adaletin ne devletin hele ne de şu yada bu cemaatin güdümünde olmadığına inanılsa. Ah bir inanılabilse?

Yazar Hakkında:

Kars’ta doğan Orhan Birgit, bir kamu görevlisinin oğlu olarak çeşitli illerde öğrenim gördü. İstanbul Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. 1945 yılında başladığı gazeteciliğin yanı sıra, avukatlık da yaptı. Çokpartili hayatın başladığı 1946’da kendisini CHP üyesi olarak buldu. 6-7 Eylül Olayları’nda Kıbrıs Türk’tür Cemiyeti üyesi olarak tutuklanıp idam cezası istemiyle yargılandı ve aklandı. Ünlü Tahkikat Komisyonu’nda “İstanbul İhtilal Komitesi Sekreteri” olduğu savıyla, bir ay boyunca sorgulandı. CHP’nin çeşitli kademelerinde çalıştı. 1965’te İstanbul milletvekili seçildi. Ecevit’le birlikte, partinin sola açılma girişiminde sorumluluk üstlendi. CHP’de Meclis Grubu Yönetim Kurulu üyeliği ve sözcülüğü yaptı. Ecevit’in kurduğu ilk hükûmette turizm tanıtma bakanı ve hükûmet sözcüsü oldu. 12 Eylül müdahalesinden sonra yeniden gazeteciliğe başlayan Birgit, "Dünya" gazetesi yayın yönetmenliği, "Hürriyet" gazetesi danışmanlığı yaptı. "Yeni Günaydın" gazetesinde önce köşe yazısı yazdı ve daha sonra gazetenin genel yönetmenliğini ve başyazarlığını üstlendi. Hürriyet Vakfı ve Aydın Doğan Vakfı Yürütme Kurulu Başkanlıkları da yapan Birgit, Eskişehir Anadolu, İstanbul ve Galatasaray üniversiteleri iletişim fakültelerinde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Kendisine Anadolu Üniversitesi Senatosu’nca Onursal Doktorluk payesi verildi. 1991 yılında DSP İstanbul 5.Bölge milletvekili adayı oldu. Orhan Birgit, "Cumhuriyet" gazetesinde köşe yazısı yazmakta ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Medya İletişim Sistemleri üzerine ders vermiştir. Yazarın Sayfası Yazarın Sayfası

Doğan Kitap Tarafından Yayımlanan Diğer Eserleri:

  • Doğan Holding
  • Doğan Kitap
Doğan Egmont Copyright © 2019 | Tasarım ve Uygulama: Carbon Interaktif