Barkod: 9786256057456
Sayfa Sayısı: 320
Ebat: 13.7x21 cm
Yayın Tarihi: Mayıs 2026
Kategori: Araştırma - İnceleme
Orijinal Dili: Türkçe

“Genç kadın tüm gerçekçiliğiyle her zamanki gibi karşımda duruyordu. Sırtım pencereye dönük şekilde karşısında oturmuş, akıcı konuşmasını dinliyordum. Önceki gece etkileyici bir rüya görmüştü; rüyasında biri ona altından bir bokböceği ―pahalı bir mücevher― vermişti. O bana rüyasını anlatırken arkamda bir şeyin hafifçe pencereye vurduğunu duydum. Arkamı döndüm ve dışarıdan içeriye, karanlık odaya girmek için cama çarpan oldukça büyük, uçan böceği gördüm. Bu bana çok tuhaf geldi. Derhal pencereyi açtım ve içeriye doğru uçan böceği havada yakaladım. Altın yeşili renkte, altın bir takıyı andıran bir bok veya gülböceğiydi bu. Böceği ‘İşte böceğiniz’ diyerek hastama uzattım. Bu deneyim, hastanın keskin rasyonalizminde istenen o deliği açtı ve entelektüel direncinin buzunu kırdı. Tedavi artık tatmin edici sonuçlarla devam edebilecekti.”
Jung’un psikoloji literatürüne armağan ettiği eşzamanlılık kavramına ilham veren bu çarpıcı örnek, onun insan ruhunu anlamlandırmadaki sıra dışı gözlem gücünü, derin sezgisini ve farklı disiplinler arasında bağ kurabilen parlak zihnini açıkça ortaya koyuyor.Jung’un eserlerinden özenle seçilmiş bu kitapta onun bir ruh arkeoloğu gibi insan psikolojisinin derinliklerine nasıl ulaştığını ve ruhunun simyasının anahtarını nasıl ele geçirdiğini okuyacaksınız. Arketip, kendilik, gölge, eşzamanlılık, anima, animus, kolektif bilinçdışı, bireyleşme gibi temel kavramlara yaklaşırken, yalnızca Jung’u değil, kendinizi de yeniden keşfetme fırsatı bulacaksınız.
Bu sayfalar, Jung’un insan ruhuna açtığı kapıları aralamak ve içinizdeki bütünlüğe bir adım daha yaklaşmak için sizi bekliyor.
“Genç kadın tüm gerçekçiliğiyle her zamanki gibi karşımda duruyordu. Sırtım pencereye dönük şekilde karşısında oturmuş, akıcı konuşmasını dinliyordum. Önceki gece etkileyici bir rüya görmüştü; rüyasında biri ona altından bir bokböceği ―pahalı bir mücevher― vermişti. O bana rüyasını anlatırken arkamda bir şeyin hafifçe pencereye vurduğunu duydum. Arkamı döndüm ve dışarıdan içeriye, karanlık odaya girmek için cama çarpan oldukça büyük, uçan böceği gördüm. Bu bana çok tuhaf geldi. Derhal pencereyi açtım ve içeriye doğru uçan böceği havada yakaladım. Altın yeşili renkte, altın bir takıyı andıran bir bok veya gülböceğiydi bu. Böceği ‘İşte böceğiniz’ diyerek hastama uzattım. Bu deneyim, hastanın keskin rasyonalizminde istenen o deliği açtı ve entelektüel direncinin buzunu kırdı. Tedavi artık tatmin edici sonuçlarla devam edebilecekti.”
Jung’un psikoloji literatürüne armağan ettiği eşzamanlılık kavramına ilham veren bu çarpıcı örnek, onun insan ruhunu anlamlandırmadaki sıra dışı gözlem gücünü, derin sezgisini ve farklı disiplinler arasında bağ kurabilen parlak zihnini açıkça ortaya koyuyor.Jung’un eserlerinden özenle seçilmiş bu kitapta onun bir ruh arkeoloğu gibi insan psikolojisinin derinliklerine nasıl ulaştığını ve ruhunun simyasının anahtarını nasıl ele geçirdiğini okuyacaksınız. Arketip, kendilik, gölge, eşzamanlılık, anima, animus, kolektif bilinçdışı, bireyleşme gibi temel kavramlara yaklaşırken, yalnızca Jung’u değil, kendinizi de yeniden keşfetme fırsatı bulacaksınız.
Bu sayfalar, Jung’un insan ruhuna açtığı kapıları aralamak ve içinizdeki bütünlüğe bir adım daha yaklaşmak için sizi bekliyor.