Ben Kapıcı Süleyman
Paylaşım:
Ben Kapıcı Süleyman

Kitap Künyesi:

Barkod: 9786050908718

Sayfa Sayısı: 306

Ebat: 14 x 23 cm

Yayın Tarihi: Temmuz 2012

Kategori: Anı Biyografi

Kitap Hakkında:

Antalya’da bir apartmanda 11 yıl kapıcılık yapan Süleyman Yürük’ün yaşam öyküsü kendi kaleminden dile getiriliyor. Bir köy çocuğuyken, milyonda bir görülen “spinoserebeller ataksi” hastalığına yakalanan, konuşma bozukluğu yaşamaya başlayarak ileri derecede kekemelik çeken, ayaklarındaki ağrılar, uyuşmalar, güçsüzlük, denge bozukluğu ve bacaklarındaki kasılmalarla çok zor bir yaşam süren Süleyman Yürük, her şeye rağmen hayata tutunma ve çalışma serüvenini anlatıyor “Ben Kapıcı Süleyman”da. “Kırk yıllık hayatımı elimden geldiğince sizlerle paylaşmaktan mutluluk ve gurur duyarım” diyen Yürük, Beyşehir Gölü civarındaki bir Aktepe kasabasında geçen çocukluk günlerini, akrabalarını, okul yıllarını, kendisi istemediği halde babasının zorlamasıyla İmam Hatip lisesine gidişini, ilk aşkını, ilk içkisini, hastalığı nedeniyle okulda başarısız oluşunu ve farklı okul arayışlarını, yazları İzmir’de çalışmaya gidip garsonluk yapmasını, aldığı çürük raporuyla kısa sürede biten askerliğini, evliliğini ve Antalya’daki kapıcılık günlerini, kısacası acı-tatlı olaylarla dolu yaşamını akıcı bir dille anlatıyor: “Tıp âleminde henüz tedavisi bulunamayan “spinoserebeller ataksi” diye tuhaf bir isimle bilinen, nörolojik bir hastalığın yıkıcılığına karşı, yıkılmamak adına inatla mücadele eden, hayattan kopmayan, üç tane aslan parçası oğulla ve can bildiğim kadınımla çok zor ve geç kavuşulan mutlu ve huzurlu bir yuvaya sahibim. Şimdi kırk yaşlarındayım. Ayakta, ağır işlerde çalışamaz raporuma rağmen, yıllarca fiziki durumumun üstünde, değişik işlerde çalıştım. En son Antalya’nın Konyaaltı Caddesi’ndeki, Sıtkı Göksoy Apartmanı’nda on bir buçuk yıl kapıcılık yaptım. Yakın zamanlarda emekli oldum. Hayat benim için kolay değildi. Kolay olan, hastalığı kabullenip, hayata küsüp, yaşam mücadelesini bırakıp, dinlenmeye çekilip, zamanla kasların erimesiyle hastalığa yenik düşüp, genç yaşta ölüp gitmekti. Ama ben zorlukları seven birisi olarak asla teslim olmayı düşünmedim ve düşünmeyeceğim.”

Kitap Hakkında:

Antalya’da bir apartmanda 11 yıl kapıcılık yapan Süleyman Yürük’ün yaşam öyküsü kendi kaleminden dile getiriliyor. Bir köy çocuğuyken, milyonda bir görülen “spinoserebeller ataksi” hastalığına yakalanan, konuşma bozukluğu yaşamaya başlayarak ileri derecede kekemelik çeken, ayaklarındaki ağrılar, uyuşmalar, güçsüzlük, denge bozukluğu ve bacaklarındaki kasılmalarla çok zor bir yaşam süren Süleyman Yürük, her şeye rağmen hayata tutunma ve çalışma serüvenini anlatıyor “Ben Kapıcı Süleyman”da. “Kırk yıllık hayatımı elimden geldiğince sizlerle paylaşmaktan mutluluk ve gurur duyarım” diyen Yürük, Beyşehir Gölü civarındaki bir Aktepe kasabasında geçen çocukluk günlerini, akrabalarını, okul yıllarını, kendisi istemediği halde babasının zorlamasıyla İmam Hatip lisesine gidişini, ilk aşkını, ilk içkisini, hastalığı nedeniyle okulda başarısız oluşunu ve farklı okul arayışlarını, yazları İzmir’de çalışmaya gidip garsonluk yapmasını, aldığı çürük raporuyla kısa sürede biten askerliğini, evliliğini ve Antalya’daki kapıcılık günlerini, kısacası acı-tatlı olaylarla dolu yaşamını akıcı bir dille anlatıyor: “Tıp âleminde henüz tedavisi bulunamayan “spinoserebeller ataksi” diye tuhaf bir isimle bilinen, nörolojik bir hastalığın yıkıcılığına karşı, yıkılmamak adına inatla mücadele eden, hayattan kopmayan, üç tane aslan parçası oğulla ve can bildiğim kadınımla çok zor ve geç kavuşulan mutlu ve huzurlu bir yuvaya sahibim. Şimdi kırk yaşlarındayım. Ayakta, ağır işlerde çalışamaz raporuma rağmen, yıllarca fiziki durumumun üstünde, değişik işlerde çalıştım. En son Antalya’nın Konyaaltı Caddesi’ndeki, Sıtkı Göksoy Apartmanı’nda on bir buçuk yıl kapıcılık yaptım. Yakın zamanlarda emekli oldum. Hayat benim için kolay değildi. Kolay olan, hastalığı kabullenip, hayata küsüp, yaşam mücadelesini bırakıp, dinlenmeye çekilip, zamanla kasların erimesiyle hastalığa yenik düşüp, genç yaşta ölüp gitmekti. Ama ben zorlukları seven birisi olarak asla teslim olmayı düşünmedim ve düşünmeyeceğim.”
  • Doğan Holding
  • Doğan Kitap
Doğan Egmont Copyright © 2019 | Tasarım ve Uygulama: Carbon Interaktif