Barkod: 9786256210592
Sayfa Sayısı: 344
Ebat: 18.9x24.6 cm
Kapak Türü: HC
Yayın Tarihi: Kasım 2026
Kategori: Romanlar
Orijinal Dili: Türkçe
“Dünya’yı yüzüstü bırakırsak insanlığı da yüzüstü bırakırız.”
Birleşik Krallık Kralı III. Charles, çevre sorunları henüz bugünkü kadar geniş bir kamuoyu ilgisi görmezken toprağın, suyun, ormanların ve kentlerin geleceği üzerine konuşmaya başlamıştı. Başlangıçta kuşkuyla karşılanan görüşlerinin çoğu bugün geniş kabul görüyor.
Ahenk’te Kral Charles, Tony Juniper ve Ian Skelly’yle birlikte, yıllardır savunduğu görüşleri birleştiren düşünceyi kapsamlı biçimde ortaya koyuyor. Kitap antik tapınakların geometrisinden Fransa’daki Chartres Katedrali’ne, Rönesans Floransa’sından tsunamiyi kuşların davranışlarını gözlemleyip önceden sezen ada halklarına uzanıyor. Hepsinin ardında tek bir soru var: Doğa’yla bağımızı ne zaman, nasıl kopardık? Charles’ın bu soruya verdiği yanıt karamsar değil. Umut uzak ütopyalarda değil, bugün dünyanın dört bir yanında işleyen örneklerde: Kimyasal gübre kullanımını bırakarak toprağını yeniden canlandıran çiftlikler. Otomobillerden çok yayaları gözeterek tasarlanmış, insan ölçeğinde kurulmuş kasabalar. Pencereden ağaç gören hastaların daha çabuk iyileştiği hastaneler. Zanzibar’da Kuran’ın koruma öğretisiyle dinamitli balıkçılıktan vazgeçen köyler. Ormanların kontrolü kendilerine bırakıldığında ağaç kesimini durduran Amazon yerlileri. Bu çözümlerin hepsi Doğa’yı sömürülecek bir kaynak olarak değil, parçası olduğumuz canlı bir bütün olarak gören anlayıştan geliyor. Ahenk, yitirdiğimiz bu bakışı yeniden kazanmanın sandığımızdan çok daha mümkün olduğunu gösteren, cesur ve umut dolu bir kitap.
“Dünya’yı yüzüstü bırakırsak insanlığı da yüzüstü bırakırız.”
Birleşik Krallık Kralı III. Charles, çevre sorunları henüz bugünkü kadar geniş bir kamuoyu ilgisi görmezken toprağın, suyun, ormanların ve kentlerin geleceği üzerine konuşmaya başlamıştı. Başlangıçta kuşkuyla karşılanan görüşlerinin çoğu bugün geniş kabul görüyor.
Ahenk’te Kral Charles, Tony Juniper ve Ian Skelly’yle birlikte, yıllardır savunduğu görüşleri birleştiren düşünceyi kapsamlı biçimde ortaya koyuyor. Kitap antik tapınakların geometrisinden Fransa’daki Chartres Katedrali’ne, Rönesans Floransa’sından tsunamiyi kuşların davranışlarını gözlemleyip önceden sezen ada halklarına uzanıyor. Hepsinin ardında tek bir soru var: Doğa’yla bağımızı ne zaman, nasıl kopardık? Charles’ın bu soruya verdiği yanıt karamsar değil. Umut uzak ütopyalarda değil, bugün dünyanın dört bir yanında işleyen örneklerde: Kimyasal gübre kullanımını bırakarak toprağını yeniden canlandıran çiftlikler. Otomobillerden çok yayaları gözeterek tasarlanmış, insan ölçeğinde kurulmuş kasabalar. Pencereden ağaç gören hastaların daha çabuk iyileştiği hastaneler. Zanzibar’da Kuran’ın koruma öğretisiyle dinamitli balıkçılıktan vazgeçen köyler. Ormanların kontrolü kendilerine bırakıldığında ağaç kesimini durduran Amazon yerlileri. Bu çözümlerin hepsi Doğa’yı sömürülecek bir kaynak olarak değil, parçası olduğumuz canlı bir bütün olarak gören anlayıştan geliyor. Ahenk, yitirdiğimiz bu bakışı yeniden kazanmanın sandığımızdan çok daha mümkün olduğunu gösteren, cesur ve umut dolu bir kitap.