Barkod: 9786258036657
Sayfa Sayısı: 168
Ebat: 13.5x19.5 cm
Yayın Tarihi: Eylül 2026
Kategori: Türk Edebiyatı Öykü
Orijinal Dili: Türkçe
“Oysa gerçek hayat, edebiyattan daha büyüktür.”
Dünya daha en başında ikiye bölünmüştür: Hayatın büyüsüne kapılıp yollara düşenler, sokakların o tekinsiz ritminde sakınımsız yaşayanlar... Ve o insanların hikâyelerini hasetle, gıptayla dinleyenler. Kimileri yaşamak için gelmiştir bu dünyaya, kimileri ise sadece yazmak için.
Kemal Varol, bizi hayatın tam ortasından geçseler de kelimelere hiç sığınamamış masum hikâye sahiplerinin dünyasına götürüyor. Uzak diyarlardan sılaya kederli bir emanet taşıyan o çaresiz yolcular; derin yaralarını doğanın ve sözcüklerin şifasıyla sarmaya çalışan kırgın şairler; vicdanın ağır yükü altında ezilen ve sessizce kefaretini ödeyen dilsiz yabancılar var bu kitapta... Ve en çok da gitme vakti geldiğinde yazarına fısıldayıp “Beni anlat, anlat ki ölmeyeyim, hep yazıda kalayım!” diye yalvaran o eski, yorgun kahramanlar...
Gerçek ile kurmacanın iç içe geçtiği, yazının doğasıyla bir oyuna soyunan Onlar Yaşadı Ben Yazdım, gidenlerden kalan kederli ama hilesiz bir emanet. Çünkü yazarlar, ölüler ve onların hikâyeleri unutulup yarım kalmasın diye sözcüklere sığınmak, onlara yoldaş olmak zorundadır.
“Oysa gerçek hayat, edebiyattan daha büyüktür.”
Dünya daha en başında ikiye bölünmüştür: Hayatın büyüsüne kapılıp yollara düşenler, sokakların o tekinsiz ritminde sakınımsız yaşayanlar... Ve o insanların hikâyelerini hasetle, gıptayla dinleyenler. Kimileri yaşamak için gelmiştir bu dünyaya, kimileri ise sadece yazmak için.
Kemal Varol, bizi hayatın tam ortasından geçseler de kelimelere hiç sığınamamış masum hikâye sahiplerinin dünyasına götürüyor. Uzak diyarlardan sılaya kederli bir emanet taşıyan o çaresiz yolcular; derin yaralarını doğanın ve sözcüklerin şifasıyla sarmaya çalışan kırgın şairler; vicdanın ağır yükü altında ezilen ve sessizce kefaretini ödeyen dilsiz yabancılar var bu kitapta... Ve en çok da gitme vakti geldiğinde yazarına fısıldayıp “Beni anlat, anlat ki ölmeyeyim, hep yazıda kalayım!” diye yalvaran o eski, yorgun kahramanlar...
Gerçek ile kurmacanın iç içe geçtiği, yazının doğasıyla bir oyuna soyunan Onlar Yaşadı Ben Yazdım, gidenlerden kalan kederli ama hilesiz bir emanet. Çünkü yazarlar, ölüler ve onların hikâyeleri unutulup yarım kalmasın diye sözcüklere sığınmak, onlara yoldaş olmak zorundadır.