Ayşe Arman 2023 İyilik Ajandası
Paylaşım:
Ayşe Arman 2023 İyilik Ajandası
Bu Kitabı Satın Alın

Kitap Künyesi:

Barkod: 8696602031621

Sayfa Sayısı: 48

Ebat: 19 x 24.5 cm

Yayın Tarihi: Aralık 2022

Kategori: Diğer Kitaplar

Kitap Hakkında:

Dünyayı İyilik Kurtaracak!

Ben bir iyilik hareketi başlattım. Kendi çapımda. Minik bir iyilik hareketi. Hindistan’da hobi olarak dizmeye başladığım tahta kolyelerle. Kızım Alya’nın “Sakajewa” adını verdiği kolyelerle. Kendi vardı kolyelerin, adı da. Ama ortada henüz bir iyilik hareketi yoktu. Bir stratejim de yoktu, zaten hiçbir şeyi planlayarak yapmadım. Her şey kendiliğinden oldu. Ve geldiğimiz noktada ben sosyal medyamı, özellikle de 1,9 milyonluk Instagram hesabımı, “iyilik” için de kullanır oldum.

Tabii bunun bir hikâyesi var. Instagram’da hobi olarak kolye dizdiğimi gören kurumsal bir şirket, “Kadınlar Günü’nde, kadın çalışanlarımıza kolyelerinizden hediye etmek istiyoruz. Sizden 100 kolye satın alabilir miyiz?” diye sordu. Ben de “Satmıyoruz bu kolyeleri. Kolye tasarımcısı değilim. Bunlardan gelir elde etmek gibi bir amacım yok” dedim. Ama sonra aklıma şöyle bir fikir geldi: Onlar, Mari Kasparyan’ın otizmli oğlu Arda’nın eğitim masraflarını üstlensin, ben de kolyeleri onlara ücretsiz vereyim. Çünkü o fedakâr anne, her sene, evladının eğitim masrafları için para denkleştirmeye çalışıyor. İşte böyle başladı bizim maceramız. Minik bir iyilik hikâyesiyle. Ve gerisi geldi.

İyilik Hareketi halka halka büyüdü

2017 yılında, İyilik Kolyeleri’yle çıktığımız bu macerada, iyilik, halka halka büyüdü. Ve bir İYİLİK HAREKETİ’ne dönüştü. Bugüne kadar 85’ten fazla şirket / kurum çağrıma cevap verdi. Şu ana kadar 3 milyon liraya yakın kaynak yarattık. ÇYDD, TOG, TEGV, ENCANDER, HAYTAP başta olmak üzere 60 derneğe, vakfa, sivil toplum örgütüne ve yardıma muhtaç kişilere destek olduk. Böyle yapmaya devam ediyoruz da…

Ben, gerçekten, hepimize iyi gelecek şeyin, İYİLİK olduğuna inanıyorum. Dayanışma olduğuna inanıyorum. Sorumluluk bilinci olduğuna inanıyorum. Bir başkasını düşünme sorumluluğu, yaşadığımız gezegeni düşünme sorumluluğu, ihtiyacı olanlara el uzatma sorumluluğu.

Sloganım da: Dünyayı İyilik Kurtaracak!

Tam olarak ne mi yaptık? Dedik ki... “Her kim / şirket / marka / oluşum bize gelir ve bizim işaret ettiğimiz derneklere şu kadar lira bağışta bulunursa, biz de o şirketin kadın çalışanlarına kolyelerimizden hediye edeceğiz. Üstüne de Instagram hesabımdan bir sürü eğlenceli, enerjik fotoğraf çekerek, şirketlerin adını da yazarak paylaşacağım!” Yani gönüllü olarak onların tanıtımlarını yaptım. İlk yıllarda bulduğumuz formül buydu.

Gürece’de bir İyilik Atölyesi

Dört sene önce de Bodrum Gürece’de bir İyilik Atölyesi hayata geçirdik. Beklediğimizden çok daha fazla ilgi gördü. Yaz aylarında insanlarla dolup taştı. İnanamadık coşkuya! Herkesin gezip görebileceği, bir anneanne bahçesi içinde bir dükkân, showroom ve atölye. Zeytin ağaçlarının altında, insanlarla birlikte kolyeler dizdik. Geliri Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) ve Pi Kadın Kanserleri Derneği’ne gitti.

Biz bahçenin bir tarafında kolye tasarlarken, kızım Alya da dans atölyeleri gerçekleştirdi. Dört yaz boyunca onlarca kolye ve dans atölyesi yaptık. Tüm bunları da “yerel kalkınmaya destek projesi” olarak hayata geçirdik. Atölyelere katılan herkes bize gönüllü olarak destek verdi. Çünkü bir kolyeyi kendileri için, birini de TOG veya Pi Kadın Kanserleri Derneği yararına dükkânda satılmak üzere dizdiler.

Ne mutlu bize ki, kolye satışlarından ve atölye katılım ücretlerinden elde edilen gelirle yerel yönetimin ve sivil toplumun desteğiyle, Gürece’nin mezarlığı onarıldı. Köyün ortasında yükselen çirkin beton bir duvar vardı, kolyelerden elde ettiğimiz gelirle ve Bodrum Belediyesi’nin desteğiyle o duvarın peyzaj çalışması yapıldı. İyilik Kolyelerimiz bu sefer o duvarın yeşillenmesine vesile oldu.

Kanser hastası yüzlerce kadına dokunduk

Atölyelerimiz ayrıca Pi Kadın Kanserleri Derneği’ne bağışa dönüştü. Böylece kanser teşhisi konulmuş, ekonomik zorluk yaşayan 300’den fazla kadının uzman hekimlerden yardım alması sağlandı. 20 kadının ameliyatına, 60 kadının kemoterapi tedavisine, endişeyle teşhis bekleyen 200 kadının patoloji araştırmasına, yüzlerce laboratuvar testine, yüzlerce radyoloji görüntülemesine kaynak oldu.

Köyümüzün anacadde üzerindeki evlerini, yine bu kolyeler sayesinde, kurumların da desteğiyle boyadık.

İyilik Şenliği düzenledik

Ayrıca Pi Kadın Kanserleri Derneği’yle bir İyilik Şenliği düzenledik. Üç gün boyunca insanları bahçemizde ağırladık. Bilet alıp şenliğimize katılan herkes bir başka kadının kanser taramasını karşılamış oldu.

Onko-Van’a can suyu olduk

Atölyeler için ödenen katılım ücretlerinin bir kısmı da Onko-Van projesine aktarıldı. Kanser ve Hasta Hakları Platformu’nun başlattığı bu şahane proje sayesinde, devlet hastanelerinde tedavi gören ve tedaviye toplu taşımayla gitmek zorunda kalan hastalar kemoterapi tedavilerine ücretsiz ulaşabiliyor. Evlerinden alınıp tedaviye götürülüp geri evlerine bırakılıyorlar. Nefis, değil mi? Onko-Van, özellikle pandemi döneminde çok kıymetliydi.

Bütçelerinin bittiği dönemde yollarımız kesişti ve biz de Onko-Van’a can suyu olduk. Böyle anlamlı bir projeye katkıda bulunabilmek beni inanılmaz mutlu etti. Şu hayatta en anlamlı duygulardan biri, işe yaradığını, birilerine faydalı olabildiğini hissetme duygusu. Bu hızla İstanbul’da da atölyeler gerçekleştirmeye devam ettik.

İyilik Kolyesi Atölyelerimize sadece atölyemize katılan misafirlerimiz değil, bazen de şirketler destek verdi. Pandemi döneminde kitler hazırladık, online atölyeler de hayata geçirdik. Atölyelerimiz aracılığıyla çeşitli STK’lara bağışta bulunduk. Kolye malzemelerimizle kurumlara gittik, çalışanlarıyla atölyeler gerçekleştirdik.

Yeni bir heyecanımız var

Ve şimdilerde yeni bir heyecanımız var. Sakajewa İyilik Kolyelerimiz online satışta. Oradan elde ettiğimiz gelirin bir kısmı yine Pi Kadın Kanserleri Derneği’ne bağışa dönüşüyor. Kalan kısmıyla da yeniden malzeme alıp kolye diziyoruz. Sürekli yeni fikirler bulup bir açılım gerçekleştiriyoruz. Aslında hepsinin altında yatan fikir şu: Kolye bahane, iyilik şahane!

Sakajewa İyilik Ajandası 5 yaşında

Elinizde tuttuğunuz Sakajewa İyilik Ajandası da hayallerimizden biriydi. İyilik Hareketimizin bir başka halkası. Bu sene 5 yaşında. İlk sene ajandanın satışından payıma düşen gelir, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden eğitim bursu alan pırıl pırıl gençlerin eğitim masraflarına gitti. Son iki senedir de Pi Kadın Kanserleri Derneği’ne gidiyor. Bu sene de, elinizdeki ajandayla Pi Kadın Kanserleri Derneği’ne destek oluyorsunuz. Uzun zamandır pek çok etkinlikte birlikte çalıştık Arzu Karataş’ın başkanlığındaki ekiple. Gerçekten müthişler. Kadın kanserleri farkındalığı konusunda inanılmaz işler yaptılar, yapıyorlar. Her yıl ülkemizde 70 bin kadın kansere yakalanıyor. Bunun yüzde 44’ü kadın kanserleri. İşte Pi Kadın Kanserleri Derneği de bu konuda 6 yıldır farkındalık yaratmak ve erken teşhisin önemini vurgulamak için arı gibi çalışıyor. O yüzden bu ajandadan gelecek gelirin onlara gitmesini değerli buluyorum.

Bana, “Bir sürü işi bir arada yapıyorsun, hepsine nasıl vakit buluyorsun?” diye sorarlar hep. Cevabı basit: Kutu kutu planlayarak. Aylarımı, günlerimi kutulara yazarak. Bütün bir ayı önümde görerek. Büyük resme bakarak. İşte bu “kutu kutu” ajanda benim sihirli formülüm. Yapmam gereken her şeyi yazıyorum, not alıyorum. Bir tür kafamın haritasını çıkarıyorum. Ve mutlaka bunları kurşunkalemle yapıyorum. Çünkü her şeyin oynak ve değişken olduğu dünyamızda pek çok şey değişebiliyor. Siliyorum, yeniden yazıyorum. Ama hep yazıyorum. “Kutu kutu ajandam” olmadan ben bir hiçim!

Teşekkür

Bu arada Doğan Kitap’a kocaman bir alkış, kadın kanserleri konusunda farkındalık yaratacak bu ajandayı hayata geçirdikleri için. 5 senedir bana sonsuz destekler. Kocaman bir teşekkür de bu ajandayla İyilik Hareketimize destek veren sizlere. Unutmayın! İyilik Bulaşıcıdır…

Kitap Hakkında:

Dünyayı İyilik Kurtaracak!

Ben bir iyilik hareketi başlattım. Kendi çapımda. Minik bir iyilik hareketi. Hindistan’da hobi olarak dizmeye başladığım tahta kolyelerle. Kızım Alya’nın “Sakajewa” adını verdiği kolyelerle. Kendi vardı kolyelerin, adı da. Ama ortada henüz bir iyilik hareketi yoktu. Bir stratejim de yoktu, zaten hiçbir şeyi planlayarak yapmadım. Her şey kendiliğinden oldu. Ve geldiğimiz noktada ben sosyal medyamı, özellikle de 1,9 milyonluk Instagram hesabımı, “iyilik” için de kullanır oldum.

Tabii bunun bir hikâyesi var. Instagram’da hobi olarak kolye dizdiğimi gören kurumsal bir şirket, “Kadınlar Günü’nde, kadın çalışanlarımıza kolyelerinizden hediye etmek istiyoruz. Sizden 100 kolye satın alabilir miyiz?” diye sordu. Ben de “Satmıyoruz bu kolyeleri. Kolye tasarımcısı değilim. Bunlardan gelir elde etmek gibi bir amacım yok” dedim. Ama sonra aklıma şöyle bir fikir geldi: Onlar, Mari Kasparyan’ın otizmli oğlu Arda’nın eğitim masraflarını üstlensin, ben de kolyeleri onlara ücretsiz vereyim. Çünkü o fedakâr anne, her sene, evladının eğitim masrafları için para denkleştirmeye çalışıyor. İşte böyle başladı bizim maceramız. Minik bir iyilik hikâyesiyle. Ve gerisi geldi.

İyilik Hareketi halka halka büyüdü

2017 yılında, İyilik Kolyeleri’yle çıktığımız bu macerada, iyilik, halka halka büyüdü. Ve bir İYİLİK HAREKETİ’ne dönüştü. Bugüne kadar 85’ten fazla şirket / kurum çağrıma cevap verdi. Şu ana kadar 3 milyon liraya yakın kaynak yarattık. ÇYDD, TOG, TEGV, ENCANDER, HAYTAP başta olmak üzere 60 derneğe, vakfa, sivil toplum örgütüne ve yardıma muhtaç kişilere destek olduk. Böyle yapmaya devam ediyoruz da…

Ben, gerçekten, hepimize iyi gelecek şeyin, İYİLİK olduğuna inanıyorum. Dayanışma olduğuna inanıyorum. Sorumluluk bilinci olduğuna inanıyorum. Bir başkasını düşünme sorumluluğu, yaşadığımız gezegeni düşünme sorumluluğu, ihtiyacı olanlara el uzatma sorumluluğu.

Sloganım da: Dünyayı İyilik Kurtaracak!

Tam olarak ne mi yaptık? Dedik ki... “Her kim / şirket / marka / oluşum bize gelir ve bizim işaret ettiğimiz derneklere şu kadar lira bağışta bulunursa, biz de o şirketin kadın çalışanlarına kolyelerimizden hediye edeceğiz. Üstüne de Instagram hesabımdan bir sürü eğlenceli, enerjik fotoğraf çekerek, şirketlerin adını da yazarak paylaşacağım!” Yani gönüllü olarak onların tanıtımlarını yaptım. İlk yıllarda bulduğumuz formül buydu.

Gürece’de bir İyilik Atölyesi

Dört sene önce de Bodrum Gürece’de bir İyilik Atölyesi hayata geçirdik. Beklediğimizden çok daha fazla ilgi gördü. Yaz aylarında insanlarla dolup taştı. İnanamadık coşkuya! Herkesin gezip görebileceği, bir anneanne bahçesi içinde bir dükkân, showroom ve atölye. Zeytin ağaçlarının altında, insanlarla birlikte kolyeler dizdik. Geliri Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) ve Pi Kadın Kanserleri Derneği’ne gitti.

Biz bahçenin bir tarafında kolye tasarlarken, kızım Alya da dans atölyeleri gerçekleştirdi. Dört yaz boyunca onlarca kolye ve dans atölyesi yaptık. Tüm bunları da “yerel kalkınmaya destek projesi” olarak hayata geçirdik. Atölyelere katılan herkes bize gönüllü olarak destek verdi. Çünkü bir kolyeyi kendileri için, birini de TOG veya Pi Kadın Kanserleri Derneği yararına dükkânda satılmak üzere dizdiler.

Ne mutlu bize ki, kolye satışlarından ve atölye katılım ücretlerinden elde edilen gelirle yerel yönetimin ve sivil toplumun desteğiyle, Gürece’nin mezarlığı onarıldı. Köyün ortasında yükselen çirkin beton bir duvar vardı, kolyelerden elde ettiğimiz gelirle ve Bodrum Belediyesi’nin desteğiyle o duvarın peyzaj çalışması yapıldı. İyilik Kolyelerimiz bu sefer o duvarın yeşillenmesine vesile oldu.

Kanser hastası yüzlerce kadına dokunduk

Atölyelerimiz ayrıca Pi Kadın Kanserleri Derneği’ne bağışa dönüştü. Böylece kanser teşhisi konulmuş, ekonomik zorluk yaşayan 300’den fazla kadının uzman hekimlerden yardım alması sağlandı. 20 kadının ameliyatına, 60 kadının kemoterapi tedavisine, endişeyle teşhis bekleyen 200 kadının patoloji araştırmasına, yüzlerce laboratuvar testine, yüzlerce radyoloji görüntülemesine kaynak oldu.

Köyümüzün anacadde üzerindeki evlerini, yine bu kolyeler sayesinde, kurumların da desteğiyle boyadık.

İyilik Şenliği düzenledik

Ayrıca Pi Kadın Kanserleri Derneği’yle bir İyilik Şenliği düzenledik. Üç gün boyunca insanları bahçemizde ağırladık. Bilet alıp şenliğimize katılan herkes bir başka kadının kanser taramasını karşılamış oldu.

Onko-Van’a can suyu olduk

Atölyeler için ödenen katılım ücretlerinin bir kısmı da Onko-Van projesine aktarıldı. Kanser ve Hasta Hakları Platformu’nun başlattığı bu şahane proje sayesinde, devlet hastanelerinde tedavi gören ve tedaviye toplu taşımayla gitmek zorunda kalan hastalar kemoterapi tedavilerine ücretsiz ulaşabiliyor. Evlerinden alınıp tedaviye götürülüp geri evlerine bırakılıyorlar. Nefis, değil mi? Onko-Van, özellikle pandemi döneminde çok kıymetliydi.

Bütçelerinin bittiği dönemde yollarımız kesişti ve biz de Onko-Van’a can suyu olduk. Böyle anlamlı bir projeye katkıda bulunabilmek beni inanılmaz mutlu etti. Şu hayatta en anlamlı duygulardan biri, işe yaradığını, birilerine faydalı olabildiğini hissetme duygusu. Bu hızla İstanbul’da da atölyeler gerçekleştirmeye devam ettik.

İyilik Kolyesi Atölyelerimize sadece atölyemize katılan misafirlerimiz değil, bazen de şirketler destek verdi. Pandemi döneminde kitler hazırladık, online atölyeler de hayata geçirdik. Atölyelerimiz aracılığıyla çeşitli STK’lara bağışta bulunduk. Kolye malzemelerimizle kurumlara gittik, çalışanlarıyla atölyeler gerçekleştirdik.

Yeni bir heyecanımız var

Ve şimdilerde yeni bir heyecanımız var. Sakajewa İyilik Kolyelerimiz online satışta. Oradan elde ettiğimiz gelirin bir kısmı yine Pi Kadın Kanserleri Derneği’ne bağışa dönüşüyor. Kalan kısmıyla da yeniden malzeme alıp kolye diziyoruz. Sürekli yeni fikirler bulup bir açılım gerçekleştiriyoruz. Aslında hepsinin altında yatan fikir şu: Kolye bahane, iyilik şahane!

Sakajewa İyilik Ajandası 5 yaşında

Elinizde tuttuğunuz Sakajewa İyilik Ajandası da hayallerimizden biriydi. İyilik Hareketimizin bir başka halkası. Bu sene 5 yaşında. İlk sene ajandanın satışından payıma düşen gelir, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden eğitim bursu alan pırıl pırıl gençlerin eğitim masraflarına gitti. Son iki senedir de Pi Kadın Kanserleri Derneği’ne gidiyor. Bu sene de, elinizdeki ajandayla Pi Kadın Kanserleri Derneği’ne destek oluyorsunuz. Uzun zamandır pek çok etkinlikte birlikte çalıştık Arzu Karataş’ın başkanlığındaki ekiple. Gerçekten müthişler. Kadın kanserleri farkındalığı konusunda inanılmaz işler yaptılar, yapıyorlar. Her yıl ülkemizde 70 bin kadın kansere yakalanıyor. Bunun yüzde 44’ü kadın kanserleri. İşte Pi Kadın Kanserleri Derneği de bu konuda 6 yıldır farkındalık yaratmak ve erken teşhisin önemini vurgulamak için arı gibi çalışıyor. O yüzden bu ajandadan gelecek gelirin onlara gitmesini değerli buluyorum.

Bana, “Bir sürü işi bir arada yapıyorsun, hepsine nasıl vakit buluyorsun?” diye sorarlar hep. Cevabı basit: Kutu kutu planlayarak. Aylarımı, günlerimi kutulara yazarak. Bütün bir ayı önümde görerek. Büyük resme bakarak. İşte bu “kutu kutu” ajanda benim sihirli formülüm. Yapmam gereken her şeyi yazıyorum, not alıyorum. Bir tür kafamın haritasını çıkarıyorum. Ve mutlaka bunları kurşunkalemle yapıyorum. Çünkü her şeyin oynak ve değişken olduğu dünyamızda pek çok şey değişebiliyor. Siliyorum, yeniden yazıyorum. Ama hep yazıyorum. “Kutu kutu ajandam” olmadan ben bir hiçim!

Teşekkür

Bu arada Doğan Kitap’a kocaman bir alkış, kadın kanserleri konusunda farkındalık yaratacak bu ajandayı hayata geçirdikleri için. 5 senedir bana sonsuz destekler. Kocaman bir teşekkür de bu ajandayla İyilik Hareketimize destek veren sizlere. Unutmayın! İyilik Bulaşıcıdır…

Doğan Kitap Tarafından Yayımlanan Diğer Eserleri:

  • Doğan Holding
  • Doğan Kitap
Doğan Yayınları Copyright © 2022 | Tasarım ve Uygulama: Carbon Interaktif