Etkinlikler

Nazlı Eray İmza Günü

07 Mart 2015, 14.00 - CNR Kitap Fuarı
 

Doğu Yücel İmza Günü

07 Mart 2015, 14.00 - CNR Kitap Fuarı
 

Cüneyt Ülsever İmza Günü

08 Mart 2015, 14.00 - CNR Kitap Fuarı
 

Mario Levi İmza Günü

08 Mart 2015, 14.00 - CNR Kitap Fuarı
 

Ali Kırca İmza Günü

08 Mart 2015, 15.00 - D&R Ankara Tunalı
 

Kimseye Etmem Şikayet

 
Kitap Önizlemesi için tıklayınız.

Kitap Hakkında:

Mehmet Öklü, 2008 yılının Eylül ayında Şişli Kaymakamlığı görevine başlarken, tapu senedinden, Hükümet Konağı olarak kullanılan binanın 19. yüzyılda mutasarrıflık, valilik, nazırlık, ayan üyeliği ve Şura-yı Devlet başkanlığı yapan Köse Mehmet Raif Paşaya ait tarihi Taş Konakolduğunu öğreniyor. Konağın tarihi, mimari özellikleri, sahibi ve diğer sakinleri hakkında edindiği bilgilerden, bu nadide yapının belki yüzlerce benzerinden ayakta kalan tek örnek olduğunu anlamış ve üç yıl süren bir çabadan sonra Taş Konak’ı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi kapsamında restore ettirmiş.

Kimseye Etmem ŞikâyetKöse Raif Paşa’nın büyük kızı İhsan Raif Hanım’ın romanlaştırılmış hayat hikâyesi. İhsan Raif Hanım’ı ve Taş Konak’ı bir belgeselle tarihe emanet etme, konağın bir odasını ise “İhsan Raif Hanım Müzesi” haline getirme projesinin Temel taşı olarak düşünülmüş bu roman.

İhsan Raif Hanım, her şeyden önce, kendisini ve şiirini çok iyi tanıyan Ahmet Haşim’in “Benim anladığım hece vezni ile milli şiiri iki kişi yazmıştır: Rıza Tevfik ve İhsan Raif Hanım” sözüyle hakkını teslim ettiği öncü bir şair. Hem yaşı hem de hece şiirine onlardan önce başlamış olması dolayısıyla, Beş Hececiler diye anılan şairlerin “abla”sı.

Bir yandan da önemli bir müzisyen. Kendi şiirlerinden bestelediği şarkıları var. Ayrıca doğrudan çileli hayatının özeti denilebilecek “Kimseye etmem şikâyet, ağlarım ben halime” gibi, başka müzisyenlerce bestelenmiş pek çok şiiri de bulunmakta. “Neden gülmesin gül gibi yüzler” dizesiyle başlayan başka bir şiirinin Erol Büyükburç tarafından yapılan bestesinin ise “Türk Hafif Müziği”nin ilk şarkılarından biri, belki de birincisi olması, İhsan Raif Hanım’a bu yönde de bir öncülük kazandırıyor.

İhsan Hanım ayrıca Halide Edip, Fatma Aliye, Şair Nigâr, Fehime Nüzhet ile birlikte meydan mitinglerinde ateşli nutuklarla, şiirlerle, yazılarla Kurtuluş Savaşı’na destek olan öncü kadınlarımızdandır.

Şairin üçüncü eşi, 1914 yılında evlendiği, Fecr-i Ati edebiyat akımının mensuplarından Şahabettin Süleyman’dı. Ve bu birliktelikten hüzünlü bir hayat hikayesi çıktı.

Kitaptan:

İhsan Hanım, Şahap Bey’i hep “hürriyet”le birlikte hatırlıyordu:
“Belki insanımızın, milletimizin hürriyet uğrunda aldığı mesafeyi, geldiği şerefli yeri göremedi Şahapcığım, ama yeryüzünde hürriyetin yerini tutabilecek bir şey olmadığını çok iyi anladı. Dünyada, insanın yaşama hakkına denk başka bir hak olmadığını bildiğimiz gibi... Hürriyet mücadelesi ve hürriyetperverlik, belki sevmediğim yirminci asrı sevimli hale getirecek, ona damgasını vuracak, insanlığa sulhu, fazileti ve terakkiyi telkin edecek en insani kuvvetimizdir. Çünkü her terakkinin, medeni gelişmenin temelinde hürriyet vardır. Onsuz insanın kavruk, kısır, yoksul ve şeref dilencisi olduğunu yazmakla çok isabet etmişim. Merhum Azmizade Haleti’nin bir rubaisi bu düşünceme destek, adeta derdime derman gibi:

Mahzun oluruz kaçan ki dilşad olsak
Viran kalırız eğer ki abad olsak
Ol mürg-i cefa-perver-i aşkız biz kim
Dâme düşeriz kafesten azad olsak

Biz neşelendiğimiz anda mahzun oluruz. Abad olduğumuz zaman da viran olur kalırız. Biz cefanın beslediği öyle aşk kuşlarıyız ki, kafesten azad olsak, hürriyete kavuşsak, uçar gider tuzağa düşeriz. Bu ne tezat, bu nasıl hayat! Gerçekten kafesteki muhabbetkuşlarının bile kafesi açılınca uçma hevesinden hürriyetin sonsuz esrikliğiyle tuzağa düştüğünü çok gördüm. Lakin uçmak onların yaratılışının icabı, vazgeçemezler ki! Hürriyet de bizim yaratılışımızın esasıdır, özüdür, bu devredilmez, vazgeçilmez hakkı yaşamaktan asla geri duramayız! Ona mecburuz. Esaret tecrübe edilecek nesne değildir zira! Tekrar olduğunu biliyorum ama söylemeden edemiyorum işte: Ancak bedelini ödeyenler hürriyeti hak edebilir.”

 

Yazar Hakkında

Mehmet Öklü (10 Mayıs 1954, Denizli Tavas). İstanbul Hukuk Fakültesi'ni bitirdi (1976). Aynı yıl kaymakamlık sınavlarını kazanarak mülki idare amirliği mesleğine başladı. Kaymakam ve vali yardımcısı olarak hizmet verdi. Bir yıl İngiltere' de yabancı dil geliştirme, yöneticilik ve yönetişim üzerine çalıştı. Görev yaptığı yörelerde eğitim, sağlık ve sosyal yardım çalışmaları ile dezavantajlı bireyler yararına projeler üretip uyguladı. Tarihi değerleri restore edip hayata kazandırmaya çalıştı. Türkçeye ve Türk kültürüne hizmet eden şair, ozan, yazar ve sanatçıları bir araya getirdi. Külde Açan Gül adlı romanı Yeni Konya gazetesinde tefrika edildi. İpek Yolunda İznik Molası adlı bir şiir kitabı vardır. Şu sırada İstanbul'da Şişli Kaymakamlığı görevini sürdürüyor.

Doğan Kitap tarafından yayımlanan eserleri
 
Paylaşım
 
 
Bu Kitabı Nereden Alabilirim?

Bu kitabı aşağıdaki Internet mağazalarından ve seçkin kitabevlerinden alabilirsiniz.

D&R İdefix Kitapyurdu
 
Hepsiburada Pandora
 
 

Etiket Bulutu

yazar türklük izak babel gözyaşı nedim şener istanbul kapancı pedro parama dönmeler firavun donka aydınlık spiritüel yay şiddet acı çevre koruma 1908 devrimi venedik dna nazlı ılıcak siyaset yaşar nabi nayır özal kimlik çatışması bektaşilik mekan başak rekabet mizah hacı bektaş veli fehiman yılmaz güney kimlik komünist kadınlar melek korsan kitap delil gogol etki ajanları soner yalçın suç yemek kaçış musevi aşk ve macera sabri uzun büyük iskender lokanta tarih şehbal kapatılma mafya papaz tiyatro katil gabriel garcia marquez 1960 ihtilali ali albayrak idam mitologya selanik azınlık trakya tarikat sufilik ahmet şık ergenekon sinema türk sineması serenad feminizm referans gezi jack berlin duvarı struma ölüler bedeviler kerime nadir hacıbektaş cıa ikizler osmanlı imparatorluğu comala kasabası intikam erich auerbach milliyet antoloji cinler kan stiletto latin amerika edebiyatı manyak cafer kanada ergen kızlar maya musa tehlike anne tasavvuf hayal kırıklığı özgürlük kadın erkek ilişkileri akrep macera aile ilişkileri ego gerilim fetih deprem televizyon kehanet ilişki kâhin tolstoy hapishane romantik komedi yahudiye şiva vahası balık islam hırs kurşun italya aksiyon soruşturma mimesis türkiye yengeç kanser mutfak felsefe soykırım yalnızlık çocuk şiddeti hrant dink örgüt aşiret memet fuat ingilizce aşk meksika islamiyet edebiyat tkp hallacı mansur emniyet’te fethullahçı örgütlenme anneler ve kızları uzay ecinniler müzik osmanlı schubert göç bestseller tevrat ibrani cinayet pir fanlo hayal kadın burçlar lezzet adres parmak izi berlin doğu perinçek şeytan roman kahramanı roman yahudi bilim insanları mübin başkalarının kokusu operasyon otel ekonomi akp ege dağ ihanet anlatı naziler vaat edilmiş topraklar stalin kutlukhan perker doris day brezilya iskenderiye fethullah gülen çocuk bakımı hitler kız arkadaş mısır terazi oğuz atay çocuk dili anı türk reis anna karenina komplo teorisi şiir yoksulluk keşanlı ali destanı mitoloji matematik atatürk facebook yaşlı nick işkence zombi boğa laik kurtuluş kapo dar’a durmak mübadele stasi anne çocuk puşkin devrim koç çalışan kadınlar köpekbalığı sırrı bektaş cezaevi sultan polis kan içiciler kolera dostoyevski allah küba nuriye akman kastelli istanbul üniversitesi zeka israil tüccar bir olmak mektup küba devrimi iş dünyası vedat oyun masal cep kitap dişi korucu köyü fotoğraf hz. ali kahire uyuşturucu siyonizm necip hablemitoğlu oğlak kemikliler dede maeve binchy kasaba stavrogin hayatın anlamı hayvan hakları çehov fidel castro bağdat kürtaj hanefi avcı nâzım hikmet deloitte londra dışarısı öykü oda gülbang liman yahudi porno parti banker kastelli istihbarat izmir onat kutlar astroloji hindistan kova beslenme ajanda dublin erkek arkadaş cellat mezarlığı sakkara aslan futbol kıskançlık vampir haldun taner
 
Kimseye Etmem Şikayet

ISBN: 978-605-09-1436-8
Sayfa Sayısı: 240
Ebat: 13.5×19.5 cm
Yayın Tarihi: Nisan 2013
Tavsiye edilen perakende satış fiyatı: 18.00 TL